Çağrı Merkezi 444 1 300

Girişimsel Radyoloji

Girişimsel Radyoloji, teknolojinin gelişimiyle birlikte radyoloji cihazlarının yaygınlaşması, yeni özellikler edinmesi ve kullanım alanlarının artması ile Radyoloji bölümünün tedavi süreçlerinde de rol almaya başlaması sonucu ortaya çıkan bir bölümdür.

Girişimsel Radyoloji, açık operasyonlar ve teşhis amaçlı cerrahi uygulamalara gerek kalmaksızın bünyesinde barındırdığı görüntüleme cihazları yardımıyla minimal invazif yöntemlerle (vücutta açılan milimetrik boyutlu kesiler yolu kullanılarak) hastalıkların tanı ve tedavisinin yapılabilmesini sağlamaktadır.

Açık cerrahi operasyonlara nazaran hasta açısından daha az travmatik ve daha kolay tolere edilebilir olması, hastada daha az ağrıya sebebiyet vermesi, bu anlamda hastanın hastanede kalma süresini kısaltması ve operasyonun yapıldığı kesitte doku bütünlüğünü koruması diğer dokulara zarar vermemesi açısından son yıllarda kullanım sıklığı ve kullanım alanı hızla artmaktadır.

Girişimsel radyoloji, günümüzde atardamar tıkanıklıklarında, anevrizma endovasküler tedavisinde, bacak damar tıkanıklıklarında, boyun damarları darlıklarında, diyaliz fistül tıkanıklıklarının açılmasında, buerger hastalığının tedavisinde, miyom tedavisinde, varikosel tedavisinde, kanser veya tümörlerin tedavisinde, rahim fibroidinin tedavisinde, karaciğer ve böbrek hastalıklarının tedavisinde ve sırt ağrılarının tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Bununla birlikte teknolojinin hızlı gelişmesi ve bunun paralelinde yeni tekniklerin ortaya çıkması ile birçok hastalığın girişimsel yöntemlerle tedavisi de zaman içerisinde mümkün olmaktadır.

Girişimsel Radyoloji bölümümüzde yer alan görüntüleme cihazlarımız;

  • 1.5 Tesla MR (65 kanallı)
  • 512 Kesit Bilgisayarlı Tomografi (BT)
  • Dijital Anjiografi (DSA)
  • Floroskopi
  • Dijital Röntgen
  • Dijital Mamografi
  • Ultrasonografi ve Doppler Ultrasonografi

Magnetik Rezonans Görüntüleme (MRG)

İçinde barındırdığı güçlü mıknatıslar sayesinde manyetik alan oluşturarak hastaların vücut bölümlerini radyo frekans dalgaları vasıtasıyla görüntülemeyi sağlayan bir görüntüleme yöntemidir. Manyetik rezonans prensip olarak manyetik alanın gücünden yararlandığı için X ışınları içermez. Bu anlamda hastalara şu ana kadar kanıtlanmış bir zararı bulunmamaktadır.

MRG, yumuşak dokularda yüksek çözünürlükte görüntüleme sağlayan bir cihazdır. Bu nedenle daha çok yumuşak dokuların görüntülenmesinde kullanılır. Ayrıca kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarında, nörolojik hastalıkların değerlendirilmesinde, kalp ve damar cerrahisinde de sıklıkla kullanılmaktadır.

Radyoloji bölümümüzde 1.5 Tesla MR (65 kanallı) cihazı bulunmaktadır. Bu cihaz yardımıyla hastalar bölgesel olarak görüntüleme yapılabildiği gibi bütünsel bir görüntüleme de sağlanabilmektedir. Tetkiklerin süresi konulan ön tanıya göre, istenilen görüntüleme bölgesine göre değişiklik göstermekle birlikte ortalama 5 ile 45 dakika arasın sürmektedir.

Bilgisayarlı Tomografi (BT)

Bilgisayarlı tomografi, X ışınlarını kullanarak vücudun bölgesel veya kesitsel olarak görüntülenmesini sağlayan radyolojik bir cihazdır. Görüntüleme bölgesinin iki boyutlu görüntülerini çekerek üç boyutlu bir yapıya dönüştürerek incelenmesine olanak sağlar.

Çalışma prensibi olarak X ışınlarını kullandığı için radyasyon barındırmaktadır. Yalnız hastanemizde yer alan yeni nesil 512 kesit Bilgisayarlı Tomografi cihazı ile hastalarımızın bir saniyenin altında çok düşük radyasyon dozunda görüntülemeleri yapılabilmektedir.

Bu durum birçok hastalığın tanısının konulmasında ve tedavisinde bizlere yardımcı olmaktadır. Özellikle radyasyona maruz kalmasından korktuğumuz pediatrik vakalarda, ritim bozukluğu yaşayan kalp hastalarında, obezite rahatsızlığı bulunan ve görüntüleme yapılması gereken hastalarımızda ve hatta kanser tedavisi görmekte olan hastalarımızda görüntüleme imkanı sunmaktadır.

Eski nesil bilgisayarlı tomografi cihazlarında hastalar yüksek radyasyona maruz kaldıkları için görüntülenmeler daha çok kesit düzeyinde yapılmaktaydı. Hastanemizde bulunan yeni nesil bilgisayarlı tomografi cihazı ile hastanın bütün vücudu saniyeler içinde görüntülenebilmektedir.

Bu da özellikle kalp damar cerrahisinde hastanın bütün damar sistemlerinin ayaklarından boynuna kadar tek seferde çok düşük radyasyon miktarlarına maruz kalarak çekim yapabilme imkanı sağlamaktadır.

Dijital Anjiografi (DSA)

Dijital Subtraksiyon Anjiyografi, vücudumuzda yer alan damarların kontrast verilerek ayrıntılı olarak görüntülenmesini sağlayan radyolojik bir cihazdır. Bu cihaz sayesinde damarlarda yer alan rahatsızlıkların görüntülenerek tanı konulması sağlanır.

DSA, çoğunlukla kalp damar cerrahisi olmak üzere, beyin cerrahisinde ve diğer tüm iç organlara ait anjiyografilerde kullanılabilmektedir. Ayrıca tanı konulabildiği kadar Girişimsel Radyoloji çerçevesinde tedavi süreçlerinde de aktif olarak kullanılmaktadır.

Floroskopi

Floroskopi, X ışınlarıyla ve kontrast madde yardımıyla yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak, safra yolları ve kadın üreme organlarının ayrıntılı ve gerekirse hareketli şekilde gerçek zamanlı incelenmesini sağlayan bir görüntüleme yöntemidir.

Çalışma mantığı röntgen cihazına benzemekle birlikte Floroskopi’de görüntü filme düşmez ve ekrana yansır. Bu şekilde hasta anlık olarak görüntüleme yapılabilmektedir. Bu da uzman hekime devamlı ve hareketli çekim yapabilme imkanı sunar.

Gebelerde, pediatrik vakalarda ve kanser hastalarında maruz bıraktığı radyasyondan ötürü sakıncalı durumlar oluşturabilir. Bu anlamda bu işleme girilmeden önce hastalık geçmişi ilgili hekime bildirilmelidir.

Dijital Röntgen

Radyoloji tarihinde geçmişi çok eski olan röntgen cihazı, X ışınları yardımıyla hastanın vücudunun belli bir kesitinin anlık olarak görüntüsünün alınması işlemidir. Kontrastlı veya kontrastsız olarak çekim yapılabilmektedir. Eskiden yapılan bu işlem filmlere kayıt ediliyorken gelişen teknolojiler sayesinde günümüzde alınan görüntüler bilgisayar ekranına yansıtılmaktadır.

Röntgen cihazı sıklıkla, göğüs kafesinin incelemesinde, eklem ve iskelet rahatsızlıklarında, sinüs yollarının değerlendirilmesinde, üriner sistemin incelenmesinde ve bağırsak tıkanıklıklarında tanı amaçlı kullanılmaktadır.

Çekim esnasında X ışınlarını kullanmasından ötürü gebelerde kullanımı sakıncalı durumlar doğurabilir. Bu nedenle çekimden öne mutlaka ilgili hekim bu konuda bilgilendirilmelidir.

Dijital Mamografi

Mamografi, çalışma mantığı olarak bir tür röntgen cihazıdır. Meme kanseri teşhisinde ve kanser taramalarında günümüzdeki en etkili görüntüleme yöntemidir. Dijital mamografinin normal mamografiden farkı ise normal mamografide görüntü bir filme aktarılıyorken, dijital mamografide elde edilen görüntüler dijital sistemlere aktarılarak hekim ekranından inceleme şansı sunmasıdır. Bu durum hastaların daha hızlı sonuçlar almasına ve ayrıca daha az radyasyona maruz kalmasına imkan sunmaktadır. Dijital mamografide hastaların maruz kaldığı radyasyon miktarı normal mamografiye göre 10 kat daha düşüktür.

Mamografi, meme kanserinde en etkin tanı methodudur. Klinik muayenede tespit edilemeyen meme içindeki küçük kitleler, mamografi yardımıyla görüntülenebilir. Bu da erken teşhisin büyük önem taşıdığı meme kanserinde tedavide başarılı sonuçların elde edilmesine olanak sağlar. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 40 yaş sonrası yılda bir kez kontrol amacıyla mamografi çektirmenin gerekli olduğunu belirtmektedir. 40 yaş altında ise hekiminizin klinik muayenesi ve genetik geçmişiniz dikkate alınarak çekime gerek olup olmadığı karar verilir.

Ultrasonografi ve Doppler Ultrasonografi

Ultrasonografi, yüksek frekanslı ses dalgalarını kullanarak görüntü almaya yarayan bir radyolojik görüntüleme yöntemidir. Diğer görüntüleme yöntemlerinin aksine ultrasonografide X ışınları kullanılmaz. Bu anlamda hastalar radyasyona maruz kalmazlar.

Ultrasonografi, hastalar için zararsız bir görüntüleme yöntemidir. Bundan ötürü hekim talep ettiği takdirde sıklıkla kullanılmasının hasta açısından mahsuru yoktur.

Ultrasonografi büyük oranda sıvı hacmine sahip doku ve organların incelenmesinde kullanılmaktadır. Kemik benzeri sert yapılar veya akciğer gibi boşluklu yapılar ultrasonografide tatmin edici sonuçlar vermez. Karın içi organların incelenmesinde, kadın hastalıklarında, gebelik ve doğum takibinde, kalp işlevlerinin ve yapısının incelenmesinde, meme dokusunun incelenmesinde, damarların, tiroid, testis ve göz gibi yapıların incelenmesinde sıklıkla kullanılmaktadır.